Dip Not
Sevgilim bu sayfalar başkasına senden bahsediyormuşçasına fakat sadece senin için yazıldı.
Lütfen en eski olandan başla.
Seni seviyorum.
Sevgilim bu sayfalar başkasına senden bahsediyormuşçasına fakat sadece senin için yazıldı.
Lütfen en eski olandan başla.
Seni seviyorum.

İşte “O” diye bahsettiğim dünyalar tatlısı kişi.
Aşık olduğum kadın.
“O” mavi saçlı oyuncak bebekleri çok sever.
Zamanında babasına verdiği siparişten(Mavi saçlı bebek ve Fırfırlı etek) geri dönenin sadece mavi saçlı bebek olması nedeniyle arkadaşları arasında yalancı duruma düşeceğini düşünen ama korktuğu tepkiyle karşılaşmayan biri “O”.
O benim en sevdiğim.
Evet bu sevdiceğin çok küçükken yaşadığı,şimdi sık sık gülerek andığımız tatlı bir olay.

Hep diyoruz ki;
Film karesi gibi anlar yaşıyoruz sevgilim.
Bakın o karelerden biri fotoğraflanmış.
Burada görüldüğü üzere esas kadın,narin bedenini jönümüzün kollarına teslim etmiş.
Jönümüz ise esas kadının dokunuşuyla hayat buluyor sanki…
Ben istiyorum ki ;
“O” nun , o ince belinden sıkı sıkı tutayım,hiç bir yere bırakmayacağımı gösterircesine.O da minik ellerinin,o incecik,ufacık parmaklarıyla gezinsin başımda.
“Akyaka’nın ismini Aşkyaka koyduk biz.” ve ilk defa orda aşık oldum ben. Tam da burda. Aşkyaka’da.
Bu arada filmimiz son hızıyla devam etmekte umarım bir ömür sürer…

Bunlar;
Atos,Portos,Aramis,Dartanyan!
Değil tabi ki.
Bunlar benim yanımdan ayırmadığım “O” nu çok özledim kitim.
Ben çok özlüyorum,yüzünü göremeyince,sesini duyamayınca da hemen kitime başvuruyorum.
Nasıl iyi geliyor bilemezsin.
Ama senin kadar değil.
Hiçbirşey tenin kadar güzel değil.

Bu mektup,ilk aşık olduğum yerde yazıldı.
Tabi ben aşık olduktan çok sonraya tekabül eden bir zamanda yazıldı.
Rüya gibi iki günün ardından,ayrılık vaktinin geldiği anlaşıldığında,kalbin sanki eziliyormuş gibi oluyor.
Ne gerçekçi bir histir o!
Ama iyi haber şu ki;
Tatilin bitmesine az kaldı.
Yani,rüyamıza kaldığımız yerden devam edebiliriz…

Bunları saklıyorum çünkü seni hatırlamayı seviyorum…
Siz yine bilmezsiniz;
Biz bir süre sonra , seyir halinde olduğumuz sahneyi yada perdeyi bırakarak birbirimizi izlemeye başlarız.
Gözlerimiz neredeyse hiç kırpılmaz.
Ellerimiz farkında olmadan daha sıkı kavrar birbirini.
O an dünya durur sanki yada biz bir kapsülün içindeyizdir çünkü herşey flu olur bir anda.
Sadece “O” nettir.
Nefes alışverişimizi hissederiz.
Sanki nefes alma sebebimiz birbirimizizdir.
Burası ufacık,tefecik belki ama bizim istediğimiz gibi sıcak bir oda hem “O” nun için de bir sürü kitap var.
Çok sever de kendisi okumayı,tabi bana da sevdirdi diyebilirim,zaten “okumak” sadece “O” seviyor diye yapabileceğim binlerce şeyden en ufağı belki çünkü ben “O” nu seviyorum ve “O” nun sevdiği şeyleri de …
Bu arada “Sevgilim” ne güzel kelime değil mi? Ama benim için sadece “O” na söylediğimde güzel…
Bundan ortalama yirmialtı saat önce dördüncü ayımızı bitirdik.Daha çok olmadı.Evet ama biz 4 aya ne güzel anılar,ne güzel “an” lar sığdırdık ve sığdırmaya,yaşamaya devam edeceğiz tabi ayrıca bu ayrı geçirdiğimiz ilk Ay Dönümü.
Nasıl da buruğum!
“O” nu düşlemesem,sesini duymasam,içinde sadece ikimizin olduğu hayaller kurmasam hastalanabilirim bile ama ilacım “O” benim,beni bu kadar iyi edebilen tek şey…
Çok olmadı dört ay oldu evet ama ben yıllar sonra birbirimize sarılıp uzanmışken bu günleri hatırlayalım istiyorum.Yıllar boyunca sürsün istiyorum hatta bir ömür…
Neyse burada bu odanın bize ne kadar uygun olduğundan bahsediyordum.Aslında çok şey istemediğimizden çünkü biz kocaman yatakta tek battaniyenin içine girip birbirimize sokulmayı seviyoruz.Baş ucumuzda suyumuz dursun birde benim için bir küllük sonra biz ömür boyu yaşayalım orada…
(Source: laetificus)
Bana yazdığı mektupları olduğunu söyledi.
“O” hoşlanmadığımı düşünüyor ama bende “O” nun gibi çok severim eski dönem aşklarını.
(Source: dangerousblues, via maviesansmoi)
Siz bilmezsiniz ben göğsümde uyuturum “O” nu,uyurken de öperim.
Tabi böyle değil,nazik bir şekilde öperim uyansın istemediğimden,çünkü o halini de izlemek isterim.
Neden mi?
Çünkü “O” nu izlemek bana huzur verir,olmak istediğimiz yerlere götürür beni.
Söyledim ya.
Seviyorum “O” nu izlemeyi.
(via maviesansmoi)
Biz turnelere gittik beraber.
“O” rahat edemez pek yolculuklar da ama ayaklarını kucağıma uzatmış halde “O” nu izlemek en keyif aldıklarımdan biridir benim.
Ne yapayım,seviyorum “O” nu izlemeyi.
(Source: sabino, via maviesansmoi)